twi'nce


Category Archive

The following is a list of all entries from the ekonomi category.

Forma sponsorlukları

liverppol

Liverpool’un yeni forma sponsorluğunun ardından marketi incelemek istedim. Ortaya çıkan rakamlar ile Turkcell Super Lig asgari ücretli işçi, avrupadaki senior takımlar Monoco prensi konumunda kaldı.

  1. Liverpool: 23 milyon avro /Standard Chartered
  2. Manchester United: 23 milyon avro /Aon
  3. Bayern Münih: 19.5 milyon avro/ T-Home
  4. Juventus: 17 milyon avro/ Tamoil
  5. Real Madrid: 14.5 milyon avro /Bwin.com
  6. Chelsea: 12.5 milyon avro /Samsung( bir o kadar imza parasi almişlar onu da ekleyince 5. sıraya yükseliyor)
  7. AC Milan: 12 milyon avro/Bwin.com
  8. Schalke: 12 milyon avro/Gazprom
  9. Manchester City: 9.12 milyon avro /Etihad Airways
  10. Arsenal: 7.6 milyon avro/Emirates(İşin içinde bir de stad var tabi

Bu listede olmasını düşündüğüm Inter’in rakamlarına ulaşamadım bir türlü. Bilen gören varsa yorum yapabilir:)


Beşiktaş ve Fiorentina’daki oyuncuların yıllık ücretleri

artemio franchi’ de Fiorentina’daki yıllık ücretleri yazmış. Ben de Beşiktaştaki yıllık ücretleri araştırayım dedim. Neredeyse tüm rakamlara ulaşmışken zaten bu çalışmanın HT ‘ de yapıldığını gördüm. Rakamların tutuuğunu görünce de güvenle yayınlayayım dedim.

Matteo Ferrari: 2.5 milyon euro
Mert Nobre: 2.2 milyon euro (Türk vatandaşı)
Matias Delgado: 2.1 milyon euro
Fabian Ernst: 2 milyon euro
Michael Fink: 1.2 milyon euro
Bobo: 1.2 milyon euro
Rodrigo Tello: 900 bin euro
Filip Holosko: 850 bin euro
Tomas Sivok: 800 bin euro
Tomas Zapotocny: 750 bin euro

Nihat Kahveci: 3 milyon euro
Rüştü Reçber: 1.5 milyon euro
İbrahim Toraman: 800 bin TL (Yaklaşık 400 bin euro)
Yusuf Şimşek: 700 bin TL (Yaklaşık 350 bin euro)
Serdar Özkan: 700 bin TL (Yaklaşık 350 bin euro)
İbrahim Üzülmez: 700 bin TL (Yaklaşık 350 bin euro)
İsmail Köybaşı: 500 bin TL (Yaklaşık 250 bin euro)
Hakan Arıkan: 450 bin TL (Yaklaşık 230 bin euro)
Uğur İnceman: 400 bin TL (Yaklaşık 200 bin euro)
Ekrem Dağ: 350 bin TL (Yaklaşık 180 bin euro)
Erkan Zengin: 350 bin TL (Yaklaşık 170 bin euro)
Rıdvan Şimşek: 300 bin TL (Yaklaşık 150 bin euro)
Erhan Güven: 300 bin TL (Yaklaşık 150 bin euro)

Bunlar da Fiorentina’daki rakamlar.

Frey, Mutu, Gilardino 2 Milyon €
Zanetti 1.5 Milyon €
Marchionni 1.3 Milyon €
Vargas 1.2 Milyon €
Gamberini, Montolivo, Dainelli 1.1 Milyon €
Pasqual 900.000 €
Donadel, Comotto 850.000 €
Avramov, Natali, De Silvestri 800.000 €
Kroldrup, Gobbi, Jorgensen 750.000 €
Jovetic, Santana 700.000 €
Castillo 650.000 €
Savio 300.000 €
Di Tacchio 100.000 €
Babacar 50.000 €

Fotoğraflardan birinde Delgada diğerinde Köybaşı var. Yorumlamak size kalsın…..


Fenerbahçe ve Fenerbahçe!!

maraton2

1 oyla 100 yıl kazandık demişti Yıldırımların Aziz olanı peki hakikaten öyle mi oldu. Bütçe, tesisleşme ve vizyon olarak 100 yıllık bir ilerleme mi sağlandı yoksa taraftarın gözünde bu imaj mı yaratıldı. Şöyle ilişkilendirirsek Turkcell, Telekom ve Avea.3 büyükler bunlardan hangisi olurdu? Turkcell Fenerbahçe, Telekom Galatasaray Avea Beşiktaş denir sanırım ki öyledir de. Taraftarın gözünde yüksek marka değerli bir takım imajı yaratıldı. Her sene yıldız transfer sözleri, stad bitmeden 55 bin kişi diyerek zihinlere kazınan deyimler.Fenerbahçeliler Fenerium dan giyinir deyimleri. Çok iyi bir pazarlama stratejisi. Algı olarak yüksek kesime hitap eden bir anlayış yaratılmaya çalışıldı ve başarılı olundu. Maç biletlerinden kombinelere kadar parası olmayana fenerbahçe yok dediler ve bunu yaptılar. Maç sonrası tesislerde futbolculara saldıran taraftarlar bile orjinal ürün kullanıyor. (bknz: http://www.facebook.com/home.php#/video/video.php?v=111527908327&ref=mf). Köydeki taraftar bile Fenerbahçe Aziz Başkan para var forma satılıyor kombine satılıyor diye gurur duyuyor herşeyiyle. Yaratılan yüksek algı onların dahi hoşlarına gidiyor. Ömür boyunca canlı maç izlemeyecek belki ama gurur duyuyor.

2217344md

Roberto Carlos’un bile hakkı olan 2 ziyaretçi bileti dışında bilet alamadığı bir sistem işliyor artık. Beşiktaş’a başkan ol baskılarına maruz kalan Tuncay Özilhan’ın Saraçoğlu’nda locası olduğu günlerdeyiz. Tribun liderini stada almayan (ama tuvalet ihalesini ona veren) tribun gruplarını bitirip insanların rahatça maça gelmesini sağlayacağız diyen, ısıtma sistemi kurup koltukların önüne LCD koyan bir anlayıştan bahsediyoruz. Kıskanıyor muyum? Kesinlikle hayır. Ben semtimden maça gidip yağmurda ıslanmayı, maçta 1 simiti paylaşmayı, pankart asacam diye üstümü başımı çamur yapmayı, deplasma otobüsünde yerde yatmayı seviyorum (artık yapmasam da 🙂 ) Ama futbol bir sektörse Fenerbahçe çoktan bu sektörün Migros’u oldu. Biz mi Bakkal kalmayıp METRO olmaya çalışıp DİA olarak kaldık sanırım.


Telekom sektörü #v2

08-01-17_money8-1jpg

Dünkü ekonomi içerikli yazımıza devam edelim. 2007-2008 döneminde  Türkiye’de karlılığının ne düzeyde olduğunu incelersek ilginç sonuçlar görmeye devam ediyoruz. 2008 de dünyadaki karlılığa baktığımızda bir telekom şirketini görmek için 18. sıraya inmek gerekiyor. 18. sıradaki şirket de Vodafone. Hani bizde en başarısız şirketlerden diye damgaladığımız.

Burda Metin Münir’den faydalanalım;

Türkiye’de telekom sektöründe serbest piyasa değil, monopol ve yarı monopol koşulları geçerlidir. Türk Telekom sabit telefon ve ADSL sektörlerinde tekeldir. Turkcell uzun zaman fiili bir tekel olarak faaliyet göstermesine izin verildiği için diğer cep telefonu  şirketlerine kıyasla büyük bir avantaja sahip kılınmıştır.

Avrupa standartlarına göre çok yüksek vergi olmasına rağmen telekom sektöründe var olan rekor kârların nedeni aksak rekabettir.

Cironun yüzde 30’u net kâr

Hükümet, bilerek ve isteyerek, telekom şirketlerinin çıkarına, tüketicilerin zararına olan bu durumun devam etmesine izin veriyor. Tam rekabet sağlamaktan itinayla kaçınarak telekom şirketlerinin kârlarını şişiriyor. Bunun en açık ve dramatik kanıtını Türk Telekom’un sonuçlarında görmek mümkün. Fortune’a göre, 2007 yılında Türk Telekom 9.2 milyar net satıştan 2.5 milyar lira net kâr elde etti. Cironun neredeyse yüzde otuzu (yüzde otuzu!) net (net!) kârdır.

(Turkcell’de bu oran biraz daha düşüktür: %22) Dünyada bu oranlarda kâr yapan ikinci bir telekom şirketi yoktur.

Fortune’a göre dünyanın en büyük telekom şirketi olan Verizon’da (ABD) ciroya göre kâr oranı yüzde 6 civarındadır. Ondan sonra gelen Nippon Telegraph&Telephone (Japonya) da aynı kâr oranına sahiptir. Bu arada, ABD ve Japonya’da kişi başına gelirin Türkiye’nin neredeyse on misli olduğunu unutmayalım.

Görüldüğü üzere ülkemizde bizlerin üzerinden dönen çok büyük bir ekonomi bulunmakta ve bu ekonomi birşey üretmemekte servis vermekte, hizmet vermekte. Ülke dışına bir şey satmamakta.  Ben ve arkadaşlarım da bu sektöre gireceğiz diye yırtınıyoruz bir de.  Giremiyoruz ayrı mesele 🙂 😦 .