twi'nce


Derbi öncesi

Malumunuz ülkede Kasımpaşa-Beşiktaş maçı derbi değil iken Beşiktaş-Trabzonspor maçı derbidir. Bir de Anadolu derbisi vardır ki o iyicene alakasız. Bizde aynı şehirlerdeki takımların birbirleri arasındaki maçlar yerine önem arzına göre yakıştırma yapılır neyse….

Efenim inönüde renklilere karşı oynadığımız maçlarda korkum yok. Hali hazırda H.Kabze’yi saymazsak başarılı sonuçlar aldık son yıllarda. Galatasaray’ın ne oynadığı da bizim gibi belli değil. Ama bu maç giderse artık önümüzdeki sezonun hazırlıkları başlar söylentileri artar…..


olmadı…


Spor İletişim Sertifika Programı Burs Sınavı

Bugün yaklaşık 100 kişi ile(+/- 10) Kadir Has’ta spor iletişm sertifika programının sınavı için toplandık. Bağış Abi’nin koordinatörlüğünde gerçekleşen bu eğitim programı geleceğin spor iletişimcilerini yetiştirme amacında. 4 sene okul okuyup nice yerlerde sürünüp bu işin çile kısmını sırtlarında taşıyan emekçilere tabi ki saygımız sonsuz. Hali hazırda 15 haftada Murat Kosava çıkarmayacaklar kimseden. Ama benim gibi bu yoldaki hayallerini canlı tutmak isteyenler için büyük bir şans. İlgi NTVSPOR’un blogcuları üzerindeydi açıkçası birbirini tanımayan bu kalablık içinde. Herkes bi özenerek bakmıyor değildi bu arkadaşlara.

Sınav 40 soru 1 makeleden oluşuyordu. 20 -25 spor genel kültürü,10 anlatım bozukluğu, 5-10 genel kültürden oluşan 5 seçenekli sorular vardı. 6-7 soruyu sanırım bilmeden yaptım yani salladım. Onun dışında bisikletten kış olimpiyatlarına, dünya kupasından Franco’ya, çok geniş bir soru yelpazesi vardı sınavın. %100 burs alamaz isem gider miyim bilmiyorum ama dişli rakipler arasından ilk 6’ya girmenin de çok zor olduğunu düşünüyorum. Sonucu salı günü buradan paylaşırım.

Saygılar &Sevgiler


Ben sana seçilemezsin demedim..

Hali hazırda yeni başkanımız camiamızın ileri gelen seyın beyaz türkleri tarafından seçilmiş bulunmakta. Oylarını arz-ı endam eden sevgili kongre uyeleri beklenen bir oranda (yaklaşık %62) mevcut başkanın devam etmesi gerektiğini belirtti. Bir Beşiktaşlı sadece kürt ve AKPli diye Beşiktaş’a başkan olamıyor ise demokratlığı ile övünen taraftarımız balans ayarı ile oynanmış demokrasiye hoşgeldin diyebilir. Daha önce burada da paylaştığım yorumladığım üzere ben Murat Aksu’yu desteklemiyor şu anki durumdan farklı bir yonetim anlayışı beklemiyordum. Fakat birilerine bu kulüp babanın değil uLan demesi için bir değişikliğin yaşanması gerekiyordu. Olmadı umudumuz yeni yönetimde akil olduklarını düşündüklerimizde. Taraftarını dövdüren, hala yıldız oyuncu getirteceğim diyen, stat yapacağım oyunları ile bizlerin ağzına bal çalan Y.D. ye rağmen bir şeyler olabilir mi bekleyip göreceğiz..


Bülent Çağlar ile ilgili

Sizlere noktasına dahi dokunmadan bir mail grubunda Bülent Çağlar ile ilgili gene Serencebey’den Engin Arslan’ın 2 mailini aktaracağım.

Sevgili Arkadaşlar…. Burak’ın sorularına karşı attığım maili sizlerle de paylaşmak isterim.
Bülent Çağlar’ın 40 bin lira alıp almayacağını sormuşsunuz… Doğru olmadığını söyleyeyim. Bundan önceki BJK kulüp genel müdürlerinin aldığı maaşlar ortadadır. Bülent Çağlar kulüpte ücretsiz çalışacağını heryerde söylemiştir. Kulüpten, kendisinin görevi ile ilgili resmi açıklama geldikten sonra ücret almadan çalışacağını deklare edecektir.

Peki bu haberler nereden çıkıyor diyorsunuz?🙂

Kartalhaber, orhan yıldırım vs. gibi uzantılar… Zaten bunların tavrının tarzının ne olduğu biliyor olmanız lazım. Bu dedikoduları ortaya atanlar, kulüpte artık istedikleri gibi at koşturup, kulübü kene gibi ememeyecekleri için çırpınış içerisindeler… Yeni yapı bunların önüne set olacak… Bu kişilerin haberlerine itibar etmeyen ve dalga geçenler, şimdi bu isimlerin haberlerini gerçekmiş gibi sitelerine taşımaktadırlar!! :)) Enteresan… Düşünme yetisi 1 haftada nasıl yitirilebiliyor….

Tamamen gönüllü olarak çalışacak önemli isimlerden oluşan İsitşare Heyetleri işin başına geçiyor. yaklaşık 100 kişilik kendi alanlarında uzman ekip… http://besiktasheyetleri.com/ sitesinden yeni yapıyı görebilirsiniz…

Bülent Çağlar’ın ve Serencebey’in Beşiktaş için yıllardır yaptığı çalışmalar, projeler var. bunların bir yerden hayata geçmesi gerekiyor. Özgür Bey’İn de bahsettiği üzre, Serencebey seçim sürecinde bir tarafa destek vermemiştir. Ayrıca bu heyetlerin Beşiktaş için çalışması Murat Aksu için de geçerliydi.

Aksi takdirde, Beşiktaş’ı geçtiğimiz 8-10 seneki zihniyetin eline bırakırsan, gelinen nokta ortada. sen orada olmazsan, birileri orada oluyor.

Kısa zaman da Beşiktaş’ın çehresinin nasıl değiştiğini herkes fark edecektir. Şu dönemde bu eleştiriler çok normal. Bekleyip göreceğiz:)… Hatta sizlerin kafasında Beşiktaş için yapılabilecek projeler varsa, karşınızda muhatap bulup, bunları Bülent Çağlar ile paylaşabileceksiniz. Beşiktaş için istediğiniz bir şeyin uygulandığını ve beşiktaşa katkı sağladıını düşünsenize? bir taraftar başka ne isteyebilir…

Yönetime girmedi Bülent Çağlar, dikkat ederseniz yönetimde ismi yok ve Yıldırım Demirören’in yöneticilik teklifini kesin bir dille reddetti. Profesyonel olarak Futbol yatırımları a.ş. ve sportif ürünler a.ş. nin başına geçecek ve yönetimden bağımsız olacak…

dediğim gibi, sözden ziyade iş kendini gösterecek… Serencebey’in de yayın çizgisinde bir sapma yok. 3-4 gün önce çıkan son sayısında yine yanlış yönetim anlayışına karşı şiddetli eleştiriler var. Bundan sonra da bu çizgisini devam ettireceğinden emin olabilirsiniz… Hatta son sayıda, daha önceki sayılarda olmadığı kadar ağır eleştiriler var… “Madem bu kadar biliyosunuz, gelin yönetin” dendiğinde, “Hayır, ben sadece eleştiri yaparım, sen nasılsa kötü yönetiyorsun, bu benim işime geliyor ve bunu yazıp çiziyorum” mu denmeliydi?

Merak etmeyin, zamanında siyah kapakla çıkan Serencebey, gerketiğinde daha koyusunu yapmasını da bilir!
Tereddütleri olanları Bülent Çağlar ile görüştürebilirim. Gerek Beşiktaşla ilgili projelerini paylaşmak, gerekse kafasındaki soru işaretlerine cevap bulmak isteyen her arkadaş için geçerlidir bu durum…

Özellikle kulüpten alınacak ücretin doğru olmadığı ve kuruş para alınmayacağı konusunda sizi temin ederim. http://besiktasheyetleri.com/ bir inceler misiniz… Bu heyetlerin başında kimlerin olacağını da gördüğünüz de daha derin bir “Oh” çekeceksiniz… Ben derim ki Beşiktaş adına yazan, üreten beyinler olarak sizler de iştirak edin… Yoksa yaz, yaz dur… Beşiktaş’ı yönetenlerin zihni değişmedikten, değiştirilmedikten sonra, “Benim adım reşit, sen söyle sen işit” ten öteye geçemiyor…

Beşiktaş konusunda içiniz müsterih olsun, kulüp artık emin ellerde…

Sevgili Ahmet Orhan ve blog yazan arkadaşlar…

Bülent Çağlar’ın “Profesyonel” ibaresini kullanmasının nedeni, Kulübün SPK’ya bağlı olması… Sonuçta BJK Futbol Yatırımları A.Ş. halka açık bir şirket…  BJK Genel Müdürü olarak görev yapacağı için, bunun karşılığında SPK’ya bir ücret bildirilmesi gerekiyor. Bülent Çağlar bir ücret istemediğini söylese de, resmi olarak 5 bin lira gibi bir rakamın gösterilmesi gerekiyordu. Bülent Çağlar da bu paranın Beşiktaşlı 20 öğrenciye burs olarak verileceğini söyledi ve sözleşmesine koydurdu…

5 yıldır Serencebey’i çıkartan ve camia içerisinde spekülasyonlara sebep olmasın diye tek sayfa reklam almayan, 3 tane Şeref Bey ödül töreni düzenleyen, Ankara, İzmir, İstanbul, Edirne gibi kentlerde “geleceğe bakış” toplantıları düzenleyen ve bunların tümünü kendi cebinden karşılayan Bülent Çağlar’ın, Beşiktaş üzerinden para kazanması zaten düşünülemezdi.

Diyeceksiniz ki, sen neden böyle ısrarla açıklama ihtiyacı hissediyorsun. Yalan ve yanlış, hoş bir şey değil ve bizler bu tarz saldırılara alışkın olmadığımız için doğruları bilmesi gereken insanların bilmesi için açıklama yapıyorum. Başka da hiç bir yerde açıklama yapmadık. sadece telefon açan insanlara ve “Beşiktaş’ın aklı başında adamları” diye düşündüğüm blogculara bu açıklamayı yapıyorum.  Ve doğruyu biliyor isem, paylaşmak zorundayım…

Rakamları, yalanları, yanlışları yazsınlar bakalım… tüm cephanelerini kullansınlar… Haftabaşında gerçekler deklare edildiğinde ne yazacaklar, ne söyleyecekler… Gerçi onlarda yalan ve çamur bitmez…. Beşiktaş’a hiç bir katma değer sağlamamış, sadece çene açıp kapatmış  insanların, bu saatten sonra değişmelerini beklemek de zor…

Arkadaşlar, insan işin içine girdikçe daha iyi anlıyor. Beşiktaş’ın içi öyle bir hal almış ki, Gladio, mladio sokak çetesi gibi kalır… Ahtapot gibi sarmışlar kulübü yiyiciler… Gerçekten yeni yapının işi çok zor ve o kadar şeyle mücadele edecekler ki… Ama bunu birilerinin yapması gerekiyordu ve bir yerden başlanması gerekiyordu.

Öyle ki, “Yıldırım Demirören’e en ağır muhalefeti yapıyordunuz, şimdi koltuğu görünce saf değiştirdiniz, yanına geçtiniz” gibi ağır ithamların da geleceğini bile bile bu işe girişildi.

Kimse kimsenin yanında değil arkadaşlar. Beşiktaş’ın bu kaçınılmaz sürece gireceği belliydi. Ne yapsaydık? Seçimin sonucunu bekleyip, köşemize çekilip, Bu işi çok iyi bilen!!! gazeteciler gibi ilk günden “Bu iş olmaz, çok kötü yönetiyorsunuz” gibi şeyler mi yazsaydık. Bunun kime ne faydası olacak? Çok bilen, bilgisini birikimini BJK’ye aktarır… Beşiktaş’ın duayeni! diye bahsedilen aşağı yukarı bütün isimlere “Gelin Beşiktaş’ı toparlayalım” dedik. Kimseden tık yok. Bakmayın şimdi seçim bitti, herkes yazıp çiziyor.. “Gel” “Hadi” diyince yerinden kalkan yok.

Napsaydı Aktif Beşiktaşlılar… Beşiktaş’ı, dejenere olmuş zihniyetin eline yine mi bıraksaydı?

Şunu bütün samimiyetimle söylüyorum, Beşiktaş’tan menfaat elde etmek isteyenden 10 misliyle çıksın inş..

Sadece Beşiktaş’ın yanındayız ve diyorum ki, sizler de iştirak edin… http://besiktasheyetleri.org/ bu siteyi dün de paylaşmıştım…

Takip edin, paylaşın. Zerre kadar da katkı olsa, Fenerbahçe’ye, Galatasaray’a değil, Beşiktaş’a katkı sağlayacak. Eeee, biz hangi takımlıyız? Ben biliyorum ki Beşiktaşlı herkesin Beşiktaş’a az çok katacağı bir şeyler vardır.

Bugün medyadaki 6 tane Genel Yayın Yönetmeni Beşiktaşlı, Uluslararası şirketleri yönetenlerin bir çoğu Beşiktaşlı, 50’ye yakın Beşiktaşlı CEO var, Yönetim kurulu Başkanı var… Bu zamana kadar Beşiktaş’a bir şey katma fırsatları olmamış, ne kendileri sormuş, ne de birileri onlara sormuş… Bu dinamiklerin harekete geçmesi gerekiyor. Bülent Çağlar’ın ve Aktif Beşiktaşlılar’ın bu potansiyeli, çevresi, yetkinliği vardır. Örneğin Murat Aksu’nun listesindeki isimlerden birisi “Emre Berkin” Aktif Beşiktaşlılar ve Serencebey grubundandır ve maçları kapalıda birlikte izleriz…

Bunu söylememin sebebi bu yapının, şahısların, başkanların değil, Beşiktaş’ın yanında olduğu ve Beşiktaş’a hizmet etmek için bu göreve soyunduğudur…

Dediğim gibi sözden ziyade iş kendisini gösterecek. Fırsat olsa da bunları oturup yüz yüze konuşsak… Mesela bu akşam ki maçtan önce, bilemiyorum…

Benim gibi kafasında soru işaretleri olanlar için fikir verebilir belki..


Seçim sonrası#1

Endüstriyel spor gelişip sektörleştikçe duygular ve idealler bir yana savrulacak, çıkarlar, stratejiler ve kişisel ilişkiler ağı da giderek sık bir dokuya dönüşecektir.
Yıldırım Demirören’i (ve saygıdeğer eşini) içtenlikle kutluyor, başarılar diliyoruz.
Bu seçimle Demirören, 2023 yılına kadar kulübü yönetme yetkisini de cebine koymuştur. Tecrübesi ve kongre taktikleri konusundaki uzman ekibi, ona sürdürülebilir iktidar olanaklarını armağan etmiştir.
Bu anlamda Yıldırım, kendini “Aziz” ilan etmiştir. Fenerbahçe başkanınının tartışılmaz liderliğini ve başkanlık karizmasını Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde tekrarlamak için yola çıkmıştır.

Daha düne kadar Demirören’e demediğini bırakmayanlar, hakaret edenler ama hesap sorulması gündeme gelince viraj alanlar orada.
Beşiktaş Kulübü’nden Beşiktaş Belediye Başkanlığı’na sıçrayan, oradan da Beşiktaş Başkanlığına sıçramayı umanlar orada. Demokrasiyi saydamlık ve hesap verme rejimi değil, ortalığı gürültüye boğup hazır kıtalarla seçim kazanma oyunu sananlar orada. “Seçime siyaset bulaştı” diye kendi siyasi geleceklerini güvence altına almaya çalışanlar orada.
Bir şekilde para kazanıp da şimdi sosyal statü derdine düşenler orada. Beşiktaş hakkında tek bir görüşü olmayıp da vazgeçilmez adam edalarıyla ortalarda dolaşan, ekranda sesinin kısılmasına ses çıkarmayan, kongre üyesini yedirip içirmeyi politika sana ‘kulüp ağaları’ orada. “Tarihin gördüğü en kötü başkan” diye Demirören’i eleştirenler orada. Her lafa ‘Beşiktaş değerleri’ diye başlayanlar orada. Sanki kulüp çok istemiş gibi “Buraya yıllarımı verdim” diye ağlaşanlar orada. “Kendimden önce Beşiktaş” deyip yönetime kara kapak yapanlar, sıra kendilerine gelmiş olmalı ki, orada.
Başkanlık için ortaya çıkıp sonra yedek üyeliğe razı olan ‘altyapı dehaları’ orada…

İlk paragraf Atilla Gökçe ikinci Altınsay’dan. Onlar da mı yanlış düşünüyor?


Y.D.

Güç karanlık tarafa doğru gidiyor.Seçimden beklentim %65 Y.D.


Nettin Nani!!

Artiz mi ne artiz artiz ne arar burda….

Arsenalden taraftartan belki de giden Ronaldo’dan hıncını çıkardı bugün. Hala nasıl o denge ve esneklikle yapti o golü anlayamıyorum…


Sen de mi Bülent Çağlar!!!!

Yıldırım Demirören, başkan olarak geride bıraktığı 6 sezonda hatalı transferler yaptı, yanlış demeçler verdi, harcamalarıyla kulübü bir bilinmeze sürükledi… Deneyimsizdi, yönetici tercihlerinde hata yapıyordu, fevri hareket ediyordu… Ta ki kısa bir süre öncesine kadar… 2004’ten 2009’a gelindiğinde geçmişteki hatalarından ders çıkarmaya başladı Başkan! Artık daha tecrübeli… Beşiktaş, sezonu şampiyon olarak tamamladı. Çifte kupalı şampiyon, transfer döneminin ilk bölümünü de şampiyon olarak tamamladı. İsmail Köybaşı, Nihat Kahveci, Ferrari ve Rıdvan Şimşek için 15,5 milyon avro bonservis ödendi. Buna karşılık kadrodan gönderilen hiçbir futbolcudan tek kuruş kazanılmadı. Kazanmayı bırakın, bu futbolcuları göndermek için neredeyse transfere harcanan para kadar tazminat ödendi… Borçlar geldi 200 milyon TL sınırına dayandı. Gerçekten de yapılan işler, Yıldırım Demirören açısından çok zekice… Çünkü 2010’da kongre var. Son yıllarda yapılan anlaşmalar da genellikle 2010 sonrası ödemeleri kapsıyor. Yeni gelecek başkan ve yönetim, Demirören’in transfer ettiği futbolcuların bonservislerini de ödemek zorunda kalacak. Hem de epey kabarık fiyatlarla… Bu sayede başkanın karşısına çıkmaya kimse cesaret edemeyecek, birileri çıktığında, başkan alacaklarını gündeme getirecek… Bunun sinyallerini Baba Erdoğan Demirören, son mali kongrede vermişti. Seçime yönelik bu geri püskürtme politikasını takdire şayan buluyoruz… Ama unutulmaması gereken bir şey var, tarihinin hiçbir döneminde bu kadar borca bulanmamış Beşiktaş’ın 2010 kongresi, 2007’deki şartlarda gerçekleşmez…


Ben sana geri dönemezsin demedim #2

Ama abisi tulum Honda/BMW, araba Sauber-Petronas olmamış mı? Kim der adam Mercedes de diye….